20 Ocak 2012 Cuma

İkiyüzlülük Karnemizde - Orospu / Û - Rû-Spî - Leyla Saral

Qijika Reş Dergisi Sayı:4

ne zaman gerçekten bizim oldu yaşam?
ne zaman kendimiz gibi olduk?
kötü tanınıyoruz, bir baş dönmesi ve boşluktan
başka bir şey değiliz, bir çiziğiz aynada,
dehşet ve kusmuk tanımlar bizi, hiçbir zaman
bizim olmadı yaşam, hep başkalarının oldu,
hiç kimsenin değildir yaşam, yaşam bizimdir-
ötekiler hep yediler güneşin ekmeğini.. [Octavio PAZ - Güneş Taşı]


Sistemin “yasal karısı” olmaktansa, bir sokak orospusu olmayı tercih eden kadın! Belki de Paz, Güneş Taşı şiirinde bunu anlatmaya çalıştı. Kendini bol güneşli havalarda yağmurdan korumaya alıştıran kadınlar sokakların gölgesi olmaya devam ediyor. Sıfatların en beterinden, kadınlığından vazgeçme uğruna saklanmaya çalışıyor. Bir kadın daha çoğalsak bu hanede ve daha çok kadın olsak. Kadın buradan söze devam eder: Orospu olur muyum, olursam ne zaman olurum, kesin olur muyum gibi sorular her an gelir akılsız başımıza. Korku kemendi boynumuzda gezeriz ha olduk ha olacağız. Orospu olmadan ya da kendisine orospu denmeden ölen kadın kalmayacak. Her kadın bir gün orospuluğu tadacak!

Kimler orospudur? Para karşılığı seks yapanlar, kadın cinselliğinin cazibesini kullanıp hayatını kolaylaştıranlar, aşksız çıkar ilişkileri kuranlar ki bu guruba erkekler de gayet rahat bir şekilde girebilirler. Bu insanlara ikiyüzlü riyakâr falan da diyebiliriz illa da hakaret edeceksek. Çifte standart isimlendirmeden de başlıyor. Kadına orospu derken aynı şeyi yapan erkeğe başka şeyler diyoruz. Hastalıklara isim verirken genelde hastalığa sebep olan virüs adını kullanıyor tıp dünyası. Burada kadını orospulaştıran erkek bedeninden eser yok. Kelime tamamen kadınla ilgili sularda yüzüyor. Orospu pembesi, orospu eteği, orospu kahkahası, hatta annemin orospu çorbası gibi. Hikâyesini sorduğum bir gün annem orospu her zaman evine geç gelir ve yemek yapmak için çok az vakti vardır en kolay ve hızlı yapılan yemek de işte bu orospu çorbasıdır dedi. Çorba da orospu gibi çabuk ulaşılan ve kolay elde edilen bir akışkan oldu evimizde. Şimdiye kadar orospu olduğumuz durumlar nelerdir? Örneğin eve babandan ya da kocandan sonra girdiğin için çat orospusun, memenin çatalını gösterdiğin için çat orospusun, adamın sevişme isteğini reddettiğin ya da kabul ettiğin için orospusun, evlenmediğin için, evlenip ayrıldığın için, bir arkadaşınla telefonda görüştüğün için, okula gittiğin için, şarkı söylediğin için, nişanlından ayrıldığın için, kendi seçimlerinle bir adamla beraber olduğun için, yani çember o kadar geniş ki birine uymasa bir diğerine şartların mutlaka uyar. 

Kimi zaman toplumdaki erkek azgınlığını kontrol edeceği, emniyet kemeri olarak işlev göreceği orospunun yüzüne okunur ya da Meryem’in paçayı ancak bir tanrıya peygamber doğurmakla kurtaracağını bilmek mahvolduğumuzun resmidir. Kendini ancak genelev denen resmi bataklıklarda “güçlü” hisseden kıl kurdu oğlanlarınızı kutsal aile kurumuna hazırlık yapmak için gönderdiğiniz zamanlarda bir eğitici de olabiliyor orospu. Böylesi bir işin hakaret olarak kullanıldığı ve de böylesine bir şekilde tüm kadınların nasiplendiği başka bir alan da yok gibi bir şey. Biz kadınlar doğduğumuz andan itibaren müstakbel orospular olarak doğup bu makama erebilmek için sıramızı bekliyoruz. Muzur bir şeklinde Karadeniz şivesiyle birbirine takılan kadınlar duyardım çocukken;  birbirini uzun süre görmeyen iki arkadaşın ilk karşılaşmada “orospi nerelerdeydun?”deyip sarıldıklarında kelimenin “kadim dost” anlamına falan geldiğini düşünürdüm. Ne tatlı orospulardı o kadınlar.

Kelime Farsçadan geliyormuş. Rû spi, ak yüzlü kadın demekmiş. Ak yüzlü bir kadının sokaklarda dolaşmasına dayanamayanlar kendi karalarından çalmışlar kadınlığımıza.   Kadınları aşağılamak için sıkça kullanılan bir sözcük orospu. Para ve seks ilişkisi mi bu kadar aşağılayıcıdır? Seks karşılığı para alınmamalıdır, alan da aşağılanmayı hak eder mi? Parayı alan ve veren ilişkisinde burada parayı alan peşinen küçümsenir. Bu kelimeyi en çok kullananlar kadınlarla insani ilişkileri en zayıf olan adamlar. Bu adamlar haykırarak orospu dedikleri kadınlara cinsel ilişkiye girdiklerini kapıdan çıkar çıkmaz unutacaklar ve çabuk tüketilen bu teması yok sayıp, orospuluğu topluma asla unutturmayacaklar, zira orospusuz bir dünyada asıl yalnızlaşan zavallılar onlar olacaklar. Her defasında orospu da olsa bu kadınlardan birinin kendilerine aşık olma olasılığı ile bari o en azında insan olan orospular bu adamlara aşık olsun isteyecekler. Bu yüzden de orospu olmuş kadın alternatifleri çoğalsın istiyor olabilirler. Tehlikelerine göğüs germe pahasına da olsa.

Mesleğin kendisi istenmeyen bir durumdur. Lakin orada çalışanı kötü yapmaz her zaman. Çalışan kadın dışarıdaki her insan kadar iyi ya da kötü, aptal ya da parlak, manyak ya da makuldür. Fakat toplumsal olan orospu korkunç bir kadındır. Tıpkı uzak köylerdeki aleviler ya da Kürtler gibi zaman zaman kuyruklu olup olmadıkları, normal insan gibi görünüp görünmedikleri de merak konusu olmuştur. Orospuluğun bulaşıcılığı da korkulan bir durumdur. Namuslu kadınlar orospularla temasta bulunursa bu illetli hastalık namuslu kadına geçebilir ki, hastalık iyileştirilse de izleri ölünceye kadar hatta ebedi istirahatında bile o ölü orospuya dinlenme şansı tanımayacaktır. Bu dünyada korkulan her şeyden en salgın hastalıktan, en kanlı savaşlardan, katliamlardan, doğal afetlerden, nükleer sızıntılardan daha korkunç bir şeydir orospuluk müessesesi. Kadının ‘amı’ olan bir yaratık olmasıyla alakalıdır bu direk bağlantı. Kadın sadece sevgilisiyle sevişse erkeksi korkular bir tek benimle mi sevişiyor der. Adamla sevişmiyorsa bu sefer de sevişmediği için orospudur. E tabi genelde erkeklerin kadınlar için kullandığı bir söylemdir. Bir erkeğe hakaret edilecekse o zaman yine bir kadına saldırıp “orospu çocuğu” denir. Son zamanlarda 1000 kadınla falan yatan adamlar için de erkek orospusu deniyor ama bu Marmara hamsisi gibi bir şeydir. Asla asıl hamsinin yerini tutmaz yani.

Bir kadına ya da yaptıklarına sinirlenince güzel bir saldırı alanı akla geliyor. Kadına orospu diye bağırmak. Kadına beceriksiz deseniz, aptal deseniz pis deseniz, geri zekâlı deseniz, üç kâğıtçı deseniz bunları size aynen iade ediyorum  diyebilir. Ama durumu cinsiyete indirgeyip orospu deseniz kadın olarak onu ahlaksızlığıyla sözde baş başa bırakmış olabilirsiniz ki gerçekten sadece erkek olanlar için pratik bir kurtuluştur. Ortaklaşa yapılan bu suç türünde diyelim iki kişi olunduğu halde cezalandırılan ve toplum dışına itilen yalnızca kadındır. Evlilik öncesi ve evlilik dışı ilişki en yasak şey olduğu için, erkeklerin bu acil ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla bazı kadınların birer fahişe olması için yine bazı adamlar ellerinden geleni yaparlar.  Bu misyonun taşıyıcıları olarak fahişeler toplum ahlakını ayakta tutmak ve bazı kadınların ölene dek iffetlerini korumak adına ahlaksızlık yaparlar. Yani ahlaklı kadınların garantörü olurlar bir anlamda.

Edilgen bir sabit olan kadın fındık kadar amı olduğu sürece potansiyel bir orospu olacaktır. Erkeklere ilhamın nereden geleceğine bilemeden, bu kelimeyi fütursuzca ortalığa saçarak kullandığınız sürece etiketlediğiniz her kadın sizin yüzünüzden acı çekecektir, acı çektikçe bu kelimeyi reddedecektir ve reddettikçe başka kadınlar,  diğer kadınlar da orospulaşacaktır. Bu negatif beslemeyi durdurmak için bize orospu diyenlere,  evet orospuyum ama bu dünyada bir sen bir ben kalsak da en ufak bir şansın yok diyebiliriz. Ya da evet orospunun katmerlisiyim ama kırk yıl sevişmesem tırnağıma dokunamazsın diyebiliriz, evet orospunun önde gideniyim ama sana yağmurlu havada su yok diyebiliriz, ya da orospunun tekiyim ama sinek olsam şeyine konmam, ya da ne bileyim “I love my dildo best” diyebiliriz.

Orospuluk yaptı diye kızınızı öldürseniz elinizde silahla bir kahraman gibi karşılanabilirsiniz, zira bir pisliği temizlemiş cesur adamsınız. Aile meclisi kız kardeşlerini hastane odasında öldürmek için ağabeyleri yola salmışken devletin uykusu hepimizden derin, mahkemelerin hoşgörüsü herkesten çoktur sanki. Cinayetten önceki acar, atik namus bekçileri, olaydan sonra aklını kaybetmiş deli olarak çıkarlar karşımıza. Önce karısını kurşunlayan sonra kanamayıp kamyonla üzerinden geçen katil kocanın yıllarca akıllı mı deli mi olduğunu anlamaya çalışırız aylarca ve yıllarca. Ceza yine kolayca kadına kesilir. Ezelden beri kadın taşıdı zaten kolayca kirletilmenin lanetini, cezalandırılmayı, yok sayılmayı kendi ruhuna esen geçmiş rüzgârlardan. Kadın öldürme, tecavüz etme ve işkence bolca duyulmuş, başarıyla uygulanmış bir yaşam pratiğiyse aklını seven adam bunu babadan oğla geçirir. Çaresiz, yardımsız parasız ve korunmasız kalan kadın gece bankta uyuyabilecek bir adam kadar şanslı değildir çoğu kez. Tecavüz sıcak bir korunaktan önce gelir başına. Tecavüzü önceden haberli, biraz daha tedbirli ve paralı hale getirir sadece “orospu” 

Kızın tekinin bekâretini bozdum, hiç basılmamış kara bastım, sıfır araba aldım, askerde tüm hedefleri onikiden vurdum. Gel bak nasıl bir erkeğim. “Ben her şeyin ilkini seninle yaşadım azgın boğam, güçlü erkeğim”. Nasıl da ucube yarattı bu topraklar böyle! Yaylalar yaylalar? Bizim oğlan âşıksa zapt edilmesi gereken komşunun kızıdır. Tombul tombul memeleri hayal ederken atış talimi yapan sperm fıçıları değil. Bu yüzden tecavüzden yırtmak için görünmez olması gereken bizleriz, çünkü onların laftan sözden anlamayan, dizginlenemeyen bazı şeyleri var. Toplumsal ciddiyetler açısından bir orospuyla birlikte olmak aşağılanacak bir durum olabiliyor yerine göre. Ancak milli olmak için çoğu kez yırtılmış bir zar ile bu işe girişen erkek, bir başka zeminde milli olmanın gururunu bıyıklarının uçlarından akan bir şerbet gibi tada bilmektedir. Eğer kadın alınıp satılan bir mal ise hala birinci eli tercih edilebiliyor. Madem sahip oluyoruz ilk sahibi biz olalım, tüm kullanım haklarını elde edelim o zaman bu kadın biraz bizim eşyamızdır. Kadın sahiplenilen bir malsa bekârette naylonu yırtılmamış bir paket olabilir. Kadınlar erkeklerden daha çok olmak üzere çeşitli işlerde çalıştırılmak üzer alınıp satıldı. Hiç bir zaman tam olarak insan olup olmadığımıza karar verilemedi çünkü. İnsanlar hayvanlar ve köleler kısmında ara sıra kafamızı içine batırdığınız şeylerden dışarı çıkartıp insanız yahu insanız diyebildik. Demem o ki alınıp satılma çok da yabancı olduğumuz bir şey değil, ekonomiye pek bir katkımız olmadı bari direk bedenlerimizi ortaya koyalım dedik. Erkeklerin yani insanlığın ihtiyaçlarına cevap verme boynumuzun borcu olmuş bir kere. Kadın satılabilmişse cinsel işlevi de pekala satılabilir denmiştir. Kadın köle olarak satılır ve erkeğin cinsel ihtiyacı kadınınkinden daha meşru ve tartışmasızdır. 

Adam içeri parasını ödeyip girmiş elinden geleni ardına koymayacaktır. Ceketini sandalyenin üzerine bırakıp bilmiş bilmiş kadına yaklaşsa da aynı kadından dışarıda korkar. Sadece o kapalı mekân içindeki kadın yaklaşılabilir ve korkulmazken aynı kadın adamın kendi çevresinde bir canlı bomba haline gelebilir. Bir de “kerhanede orospu olsan seni çıkartıp evlenirdim” tadında büyük aşklar vardır ki eğer bir er kişi o kurumdan kadını çıkartıp evlenmişse aşkınının da midesinin de büyüklüğü tartışılmaz seyirci tarafından.  Bu da yine bir tezat durum oluşturmaktadır. Zira aşık olunabilecek son kadın bir orospudur. Bir orospuyu genelevden çıkaran kişi aşk denen olgunun zirvesine çıkmış, hiçbir toplumsal yargıya ya da tabuya takılmadan aşık olmuştur. Bu herkesin başaramayacağı bir durumdur. Bu durumda, kadının “hayır be ne işim var seninle, hayatta evlenmem deme olasılığı yoktur. Her orospu kendisini bu işten kurtaracak bir cesur kurtarıcıyı bekler zannedilir.Fahişeye tek gözümüzle ağlayıp yaş dökeriz ama orospuya gözyaşı falan yoktur gönlünüzden. Yine bir alt kültür ya da tam tersine bir elit entelektüel paye olarak da yazar çizer erkeklerin kullandığı orospu değil fahişedir kavram olarak. Fahişeye yüklenen misyon daha melankolik ve fantastik bir entariye büründürülmüş haldir.

Genelevdeki orospu düşmüş bir acizdir. İstemeden orada bulunan da kader kurbanıdır. Kadın orada kimliksiz bir sabitlik gösterir. Hem sadece orospudur hem de yeri hep orasıdır. Hareketli olanlar tıpkı spermler gibi oraya girip çıkan adamlardır. Onlar fermuarlarını kapatıp açıp giren mobilize ekiplerdir. Kadınlar karşı koyamayacağı pislikler yüzünden oradadır ama her nedense pislikler bütününün kurbanı değillerdir de kaderin kurbanıdır.  Kaderi bilmeyiz kimdir nedir, neye benzer. Fakat pislikler kafamıza takılabilir bulup görmek isteyebiliriz onları, hesap sorabiliriz misal. Kader hesap sorulamayan bir şeydir. Boyun eğeriz sadece. Dışarıdaki vesikasız orospu seçme şansı olduğu için tehlikelidir. Özellikle para almıyorsa bu suç ortaklığını kiminle paylaşacağı şeyinin keyfine kalmıştır. Bu, kadın tarafından seçilme durumu, er kişinin hoşuna gitmez. Bu yüzden de birçok kadın daha bir katmerli orospudur. Bazı hassas kriterlerle ve istemedikleri bir rekabete girerler çünkü rakipsiz erkekler. Burada suç ortağı olamayıp elenenler gönderir çift sarılı orrospu yumurtasını. Bir çeşit taciz ateşidir  “orospu” dilimizin altından kolayca fırlatabildiğimiz. Böylece orospu olmaktan korkup onların istediği gibi oluruz. Düzen böyledir. Düşünmeden hep namuslu tarafına  atlayacağız. Kendi istediğimiz gibi olunca gerçekte onların kirlettiği ve kullanıma soktukları “orospu” olmayız asla. Asıl orospu olan ve hep kızacağımız sadece ve sadece kelimenin kendisidir orospu, onların kullandığı anlamda. Onun dışında genelevde titreyerek bacağını açan ve erkekleri en çaresiz haliyle görüp bıyıklarını silerek çıkan adamları izleyen kadınlar değildir orospu. Orospu havada uçan bir virüs kelimedir ve ne zaman kime konacağı belli değildir. Kolay elde dilen başka şeyler nedir “orospu” gibi mesela? Kolay elde edilebilirliğin değersizleşmesi içinde kadının olması, paranın işin içine girmesi. Peki, madem bir ihtiyaca cevap veriyor neden aşağılık gibi geliyor kulaklarımıza? En nihayetinde canımıza gelip dayandığı için mi, yani bedenimize? Ruhumuzu satan, beynimizi satan, sesimizi satan düşüncelerimizi satan ve bedenimizi satan bizler. Beynimizin ürünü kendi dışımızda bir kâğıda aktarılabiliyor, sesimizi dışarı çıkarıp hem kendi duyuşumuz hem de dışımızdakilerin duyuşunu mümkün kılınıyor. Bedenimizden çıkan fakat ona dokunmayan çıktılar. Orospu kadın yan ürünlerini peşinen taşır yanında. Geneleve giden de parası olmazsa kimsenin yüz vermeyeceği bir zavallı olabilir. Ve ancak parayla bir kadınla sevişebilecek kadar paralı ve yalnızdır. Kadın da böyle bir adamla ancak para karşılığı yatabilir zaten. Konuya en insancıl yaklaşan toplum bilinci “orospu da bir insandır” der ve yüzyılın yorumunu yapar. Evet, bunu da duydunuz…

Biz kadınlar her zaman bedenimiz bizimdir demişizdir. Beden ve biz nasıl ve nerede ayrılıyoruz, biz bedene sahip olurken biz mi bedene gidiyoruz beden mi bize geliyor, yani asıl mekânımız neresidir hala düşünüyoruz. Biz bedenimiziz, yani tüm kadınlar. Bir yandan da sokaktaki herkes her erkek bedeni ve kadın bedeni bir şekilde birbirlerine de ait olabilir. Kiralandığımız ya da saçma ilişkilerden dolayı birbirimizin bedenine sahip olur gibi olduğumuz ne çok durum var. Bedenimiz tüm çırpınmalarımıza rağmen tam olarak bizim olamadı. Kadın doğurmak için sevişmiyorsa iyi bir şey yapmıyordur. Erkek zevkinin peşine cinselliğini yaşarken biz neslin devamı gibi ağır bir yükü karnımıza dolduruyoruz. Çin’deki bir kadın bedeni bile bazen bu ülkedeki birine dokunuyor olabilir. Farkında olmadan onlarla ilgili bir karara da ortak olmuş olabiliriz. Mesele toplumsalın da olduğu için kadın bedeni, orospu bedeni dile gelip; şey benim şeyim ne, istersem yaparım dese de şey sadece kendi şeyi değildir hepimizin şeyidir. İçten içe sevdiğimiz, hoşlandığımız adamlarla sevişmek de isteriz, nikâhı ya da toplum onayını çöpe atmak gelir içimizden.  Sevişmenin verdiği dayanılmaz vicdan azabı zevkimizi örseler. Oysa bir kadınla seviştiği için kendini hakarete uğramış hisseden çok az erkek var.

Kadın alınıp satılıyorsa, beline kuşak bağlanıp paket yapılıyorsa, saçının teli tırnağının ucu, eteğinin boyu ve bekâret kanı hepsi kendi alanında upuzun mevzularsa ahlakı da büyük meseledir, yaptığı seks de tüm toplumun tasavvurunda mühim bir konudur. Ona buna penisiyle küfreden erkek cinsi etkin bir şekilde yaptığı eylemi dillendirir. Yaptığı iş tamamen kendisine aittir. Cezbolur, hazır hale gelir ve eylemini gerçekleştirir, eylemden etkilenendir kadın sadece, edilgen bir biçimde duruma maruz kalır o kadar. Bu maruzatın ara sıra da meyvelerini verir. Erkek bu kadar ağır işler yaparken eylemin tam da odak noktasındayken orospu olmak edilgen olmaktan mı nedir kadına düşer. Erkeği erkek yapan da biraz olsun orospuların varlığıdır, yoksa ne olur onların hali. Orospu diyecek kadın yoksa ortalıkta erkek de yoktur doğal olarak. Kudretini aldığı güçsüzler varlığını sürdürdükçe iktidar varlığını sürdürmeye kan emerek devam edecektir. Kendisine yapılan bu hakareti kendi hem cinsi için kullanan kadın da en az bunu kullanan erkekler kadar kötülük yüklüdür. Bu ayrımcılığa su taşıyan ikiyüzlü riyakâr lanettir.

1 yorum:

  1. harika bi yazı ve eline diline sağlık...

    YanıtlaSil